devlet millet tek bir yurek bayrak millet kutlu dilek

Bahçeli'den "derin devlet" çıkışı! 

Meydanlar, tek ölçüt değil kuşkusuz. Ancak kıran kırana yarışan partilerin durumuna dair sinyaller, yine de meydanlarda alındı bugüne kadar.

MHP lideri Devlet Bahçeli, dün Bursa'nın Fomara Alanı'nda düzenlenen mitingte konuştu. Erdoğan'ın 'derin devlet'ten bahsettiğini ifade eden Bahçeli, "Başbakansan derin devletin üzerine git ve meseleyi çöz." dedi.

"1999'daki oy patlamasını da, 2002'deki hezimeti de, mitinglere bakarak önceden görmüştüm." diyor, MHP'yi yakından izleyen biri. Ardından, bugün yorum yapmakta zorlandığını itiraf ediyor. AK Parti, CHP ve DP'nin topladığı kalabalıklardan hareketle iddialı tahminler yapılabiliyor. MHP ise gizemli bir kutu. Adana, ardından Manisa mitingleri; kime sorsanız cevap aynı: "Meydan, barajın altında kaldığı 2002 seçimlerinden fazla, oy patlaması yaptığı 1999'un gerisinde."

MHP'li bir yönetici, kalabalıklara değil, 'dip dalga'ya bakmamız gerektiğini söylüyor. Bursa mitingi, bu anlamda iyi bir fırsat. Hazırlıkların tamamlanmak üzere olduğu Fomara Meydanı'ndayız. Devlet Bahçeli'nin gelmesine bir saat var. Kalabalık yavaş yavaş toplanıyor; ama gölgelerin altında. Siyasetin değil, havanın sıcaklığı etkiliyor insanları. 'Milletin iktidarı' yazılı şapkalar, partinin dağıttığı bir kamyon su bile serinlemeye yetmiyor. Kalabalığı selamlayan 'Herkül' lakaplı haltercimiz Naim Süleymanoğlu da. Hissedilen artı 43 derece. 'Dip dalga'yı alabilmek için kalabalığa yaklaşıyoruz. Kimine göre, kamyoncuların parti konvoylarına ilgisi; kimine göre MHP'nin AK Parti ve CHP'yle birlikte Meclis'e girecek üçüncü parti olarak akla gelmesi dip dalganın emareleri. Bir partili, 'DP işinin kendilerine yaradığını' söylüyor. Bursa kırsalından bir katılımcı hemen devreye giriyor: "DP'liydim, MHP'ye vereceğim." 'Dip dalga' vurgusuyla örtüşen ilginç bir başka kampanya Bursa'da kendini ele verdi. Mitinge Ankara'dan katılan Tuna Aktaş anlattı bunu. Arkadaşı, bir sosyal demokrattan oy istemiş. CHP barajı tek başına aşarsa AK Parti'nin yine iktidar olacağını, oysa MHP'nin Meclis'e girmesiyle CHP-MHP koalisyonunun kurulabileceğini söylemiş. Bu görüş kafasına yatmış, solcu seçmen ikna olmuş. Aktaş, bu şekilde 20 CHP'liden söz alındığını ileri sürüyor. 'Meclis'e ulusal duruşu olan ikinci partinin girmesi' yönündeki düşüncenin el altından yayıldığını gösteren diğer örnek Ayfer Kaya adlı bayandan geliyor: "Bir zincir oluşturulmuş. CHP'ye oy verecek ailelere çağrı yapılıyor. Bir evde dört kişi oy kullanacaksa, 3'ü CHP'ye, biri de MHP'ye gitsin."

CHP ile ortaklık yorumları, başlangıçta ülkücülere hoş gelmiyordu. Zamanla bu düsüncenin degişmeye başladığı anlaşılıyor. 1971'den beri kasığında yediği kurşunu taşıyan Hulusi Kavas bunlardan biri. Kavas, "Komünist Parti'yle bile kurarız. Hiç olmazsa, küresel emperyalizme karşılar." diyor. Ve uzun beklemenin ardından Bahçeli çıkıyor kürsüye. Bunaltan sıcak altında konuşmasını yapıyor. Bursa, sağ siyasetin ağır bastığı illerden. 16 milletvekilinin 12'sini 3 Kasım'da alan AK Parti, gücünü koruyor. Yapılan anketlerde, yüzde 45'lerde çıkıyor. Meclis Grup Başkan Vekili Faruk Çelik, sürükleyici bir isim. CHP, ilk sıra adayı Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen ile iyi hava yakalamış. MHP de yükselişini sürdürüyor


MHP SEÇİM BEYANNAMESİ  İÇİN

  RESİME    TIKLAYIN 

 


MHP'den  super vaadler!

MHP, iktidara gelmesi durumunda, okullarda seçmeli ders olarak “Kuran-ı Kerimi Okuma ve Anlama”, “İlmihal Bilgileri” ve “Peygamberin Hayatı” gibi derslerin seçmeli olarak okutulacağını açıkladı.
İktidara gelmeleri durumunda eğitim konusuna ağırlık verileceğini açıklayan MHP, eğitimin tüm kademelerinde sınıf mevcutlarının otuz öğrencinin altına indirileceğini ve zorunlu şartların dışında ikili eğitim uygulamasına son verileceğini kaydetti.

“DERSHANELERİN ÖZEL OKULLARA DÖNÜŞMESİ TEŞVİK EDİLECEK”

MHP’nin eğitime yönelik seçim vaadleri şöyle:
-Dershanelerin özel okullara dönüşmesi teşvik edilecek,
-İlköğretim 6’ncı sınıftan itibaren ‘Kuran-ı Kerimi Okuma ve Anlama’, ‘İlmihal Bilgileri’ ve ‘Peygamberin Hayatı’ gibi dersler seçmeli olarak okutulacak. Böylece milli birlik ve bütünlüğün yanısıra vatandaş ve devlet arasında yakınlaşma ile ön yargıların giderilmesi de sağlanacak.
-Türklüğün ve İslam’ın değerlerini yaşayan ve yaşatan önder şahsiyetlerin (Hacı Bektaş-ı Veli, Mevlana, Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bayram Veli ve Yunus Emre gibi) hayatı ve felsefeleri, okullarda seçmeli ders olarak okutulacak.
-Üstün zekalı ve üstün yetenekli öğrenciler özel imkanlara kavuşturulacak.
-Zorunlu temel eğitim süresi 12 yıla çıkacak. (ANKA)


  Hepiniz birer Türk Bayrağı'sınız. Bayrağı lekelemeyin, kirletmeyin yere düşürmeyin.

 

Bölünme kabul etmez, kutsal bir bütün halinde Büyük Türkiye'yi yeniden inşa edeceğiz...

  Emirlere mutlak itaat lâzımdır. Laubali, gevşek, disiplinsiz, metotsuz kimselerle dâvamız yürümez. Her şeyde örnek olmak lâzımdır.

  Millî kalkınmamızı gerçekleştirmek, her Türk ferdini hür yapabilmek için Türk Milletini yeniden kurmak zorundayız. Vatandaşlarımız arasında parti, mezhep, ırk ve bölge farkı gözetmeksizin karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan bağlar dokuyacağız.

 

Başarı için muntazam plânlı çalışma yapmak lâzımdır. Son nefesimizi verinceye kadar çalışacağız.

  Cesaret, yüreklilik, atılganlık olmayan hiçbir dâva başarıya ulaşamaz.

  Alınan görevleri yapmak ve yapıldığını takip etmek lâzımdır. Millet hayatında başarı devamlılığa bağlıdır.

  Kendinizi küçük görmeyiniz. Sizler büyük kuvvetsiniz. Vazifenizi hiçbir zaman unutmayınız. Kuvvet birliktir. Dâvamızın geleceği birliktedir. Birlik, beraberlik içinde olmaktır.

 

Komünist sistemlerde halkın esaret altında oluşunun sebebi bir mülk sahibi olamamasıdır.
Hürriyetin tek garantisi mülkiyettir.


  Bizim savunduğumuz Dokuz Işık'çı sistemin hedefi Türk Milletinin her ferdini mülk sahibi yapmaktır.

  İnsanlık âleminin en şerefli bir ailesi Türk Milletidir. Dokuz Işık demek, Türk Ülküsü demektir.

  Türk töresi, Türk ülküsünün ayrılmaz parçasıdır.

  Ülküsüz insan çamurdan farkı olmayan bir varlıktır.

  İslâmiyeti ele alıp Türklüğü inkâr etmek ihanettir. Bunun tersi de aynı derecede gaflet ve ihanettir.

  Türkün en önemli vasfı teşkilâtçılığıdır.

  İnsanlar; yoksulluğa, açlığa, susuzluğa tahammül ederler. Fakat adaletsizliğe, hor görülmeye, aşağılanmaya ASLA müsaade, müsamaha etmezler.

  Ahlâkçılık anlayışımız, Türk Ahlâkı ve Müslümanlık inancından meydana gelmiştir.

  Türk töresinin bir diğer şartı da haddini bilmektir. Haddim bilmek... Ne kendinizi dev aynasında göreceksiniz. Herkese yukarıdan bakacaksınız, ne de kendinizi aşağıdan göreceksiniz, aşağıdan bakacaksınız.

  Türk Töresinin bir şartı da yüksek vazife duygusudur. Vazifeyi her ne pahasına olursa olsun yapmaktır. Diğer bir şart, toplum uğrunda her çeşit fedakârlığı yapmaktır. Millete hizmet yolunda şahsi menfaatlerden, şahsi zevklerden feragattir. Vazgeçmektir. Kişiler kendilerini millet için feda ederler. Türk Milleti'nin büyüklüğü böyle yükselecektir. Onu sizler yaşatacak, sizler yükselteceksiniz. Türk Töresinin en önemli bir gereği de sır saklamaktır. Sır saklamak...

  Bir fikre, bir ideolojiye, kendisinden daha üstün bir fikirle karşı çıkılır. Karşı fikir kaba kuvvetle ezilemez

  TÜRKLÜK bedenimiz, İslamiyet ruhumuzdur. Ruhsuz beden ceset olur.

  Fikir, iman, ülkü aşkı ... İnsanları güçlü yapan bunlardır.

 

Türkçüler Günü olan 3 Mayıs (1944) büsbütün ayrı bir düşüncenin sonucudur. İç düşman olan, kılık değiştirerek milletin içine giren ve hükümetin gafletinden yararlanan komünizme karşı Türkçü gençlerin bir uyarma yürüyüşüdür.


 

Milletler yabancı kuvvetlerin orduları ve diğer maddi güçleri tarafından yok edilmeden önce, manevi ve fikir güçleri tarafından esaret atına alınırlar. Böyle bir toplumun esir ve yok olması kesin hale gelir.


 

Türk Devletinin yenilmez, zinde hayat gücü ve Türk Milletinin teminatı ve istikbali gençliktir.


 

Türk aydınları için Batı'nın sığınması olmak bir ideal olarak benimsenmiştir. Milletimiz için bundan korkunç felaket düşünülemez."


  Davalarımızın çözümü kendimize dönmek, sarsılmaz bir birlik halinde el ele vermek ve geceli gündüzlü çalışmaya girişmekle mümkündür.

  Gençliğimizi büyük bir savaş beklemektedir. Bozgunculuğa, tembelliğe, ahlaksızlığa, cehalete, yalancılığa karşı büyük bir savaş.

  Ülkücüler, insanlık âlemi içinde ne uşak olmayı, ne de başkalarını uşak olarak kullanmayı kabul etmeyen şerefli bir bayrağın taşıyıcısıdır.

MHP Tom ve Jerry'yi millileştirecek!

22 Temmuz öncesi seçim beyannamesini açıklayan ilk parti olan MHP, pek çok alanda olduğu gibi çizgi filmi de millileştirme iddiasında... Seçim beyannamesinde Milli Kültür Endüstrisi kurmayı vaat eden MHP, çocukların kültürel değerlerini benimsemeleri için de “Milli Çizgi Film Endüstrisi” geliştirmeyi planlıyor. Bilgisayar oyunlarını da hedefine alan MHP, “milli bilgisayar oyunları yazılım endüstrisi”ni teşvik edecek.
Terörden AB ile ilişkilere, ekonomiden eğitim ve sağlık politikalarına kadar pek çok konuda vaatlerini seçim beyannamesi ile ortaya koyan MHP, iktidar olması halinde seçmene çizgi film ve bilgisayar oyunlarını bile millileştirme sözü verdi. MHP, seçim beyannamesinin sosyal ve kültürel politikalar başlıklı bölümünde ilginç vaatlerde bulundu. MHP iktidarında milli motiflerle zenginleştirilmiş çocuk kitapları, çizgi filmler, çizgi romanlara önem verileceği belirtilen seçim beyannamesinde, çocukların kendi kültürlerini benimsemeleri için milli çizgi film endüstrisi geliştirileceği ve filmlerin dış satımı yoluyla da Türk kültürünün tanıtılacağı kaydedildi.

MHP BİLGİSAYAR OYUNLARINA DA EL ATACAK

Seçim beyannamesinde, çocukların bilgisayar oyunları aracılığıyla yabancı kültürlerin etkisinde kaldığı da belirtilirken bu konuda da milli bilgisayar oyunları yazılım endüstrisinin teşvik edileceği vaadinde bulunuldu. (ANKA)


Bahçeli: Dışarda düşman aramaya gerek yok

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''Dışarda düşman aramaya gerek yoktur. Çünkü AKP zihniyeti Türk Milleti ve devleti için başlı başına bir tehdittir'' dedi.

Bahçeli, Manisa Sultan Meydanı'nda partisince düzenlenen mitinginde yaptığı konuşmada, 18 Kasım 2002'den 16 Haziran 2007'ye kadar 4 yıl 6 ay 27 gün, bir başka ifade ile 1670 gün geçtiğini belirterek, bugünden itibaren 22 Temmuza 36 gün kaldığını kaydetti. Bu 36 günün ''millet için çok büyük önem arz ettiğini'' anlatan Bahçeli, ''22 Temmuz, 1670 günden bu yana ülkeyi yöneten ülkeyi felakete ve bataklığa sürükleyen AKP hükümetinden kurtuluşun günü olacaktır'' dedi.

Hiçbir iktidara nasıp olmayan bir çoğunlukla ülkeyi yöneten AK Parti iktidarının, ''milli-manevi değerler ile devletin kuruluş ilkelerini siyasi çatışma haline getirdiğini'' öne süren Bahçeli, ''Bu dönemde millet arasında cepheleşme başladı. Etnik temelde bölünme acımasızca tahrik ediliyor. AKP bundan siyasi çıkar sağlamaya çalışıyor. Türk Milletini Müslüman-laik, inançlı-inançsız kamplarına, dindar-dindar olmayan kamplarına bölerek siyasi rant sağlamaya çalışıyorlar'' şeklinde konuştu.

''DÜŞMANI DIŞARIDA ARAMAYA GEREK YOKTUR''

''AKP inanç hortumculuğu yapmaktadır'' diyen Bahçeli, şöyle devam etti: ''Başörtüsü sorunu, imam hatipliler ve kuran kursları konusundaki tutumu bunun en önemli örneği olmuştur. Milli görüş gömleğini çıkardıklarını söylüyorlar. Evet, çıkardılar ama bunlar önünde ABD arkasında AB yazan tişört giymiştir. AKP bu oyunu cumhurbaşkanlığı seçimi de ortaya koymuştur. Cumhurbaşkanını seçemeyen AKP, gider ayak 'size başvuruyorum' diyerek cumhurbaşkanını halkın seçmesini istiyor. Kendisini mağdur göstererek milleti kandırmaya çalışıyor. Bu partinin adı 'adalet ve kalkınma' değil aslında 'aldatma ve kandırma Partisi'dir. AKP merhamet dilenciliği yaparak Türk milletini kandırmaya çalışıyor.'' Türkiye'nin ''bu gerilim denklemini'' aşmak zorunda olduğunu dile getiren Bahçeli, Türkiye'nin kamplaşmaya değil birlikteliğe, cepheleşmeye değil ortak akla ihtiyacı olduğunu söyledi. Bahçeli, partisinin ''Türkiye'nin milli ve manevi değerlerinin koruyucusu'' olduğunu kaydetti. Toplumsal kucaklaşma dönemini başlatmaya kararlı olduklarını anlatan Bahçeli, demokratik milli ve manevi değerleri çatışma alanı olmaktan çıkaracaklarını dile getirdi. Türkiye'nin bugün birçok sosyo ekonomik sorunun yanında bölücü ve yıkıcı terörle de boğuştuğuna anlatan Bahçeli, ''Türkiye'yi bu noktaya Başbakan Erdoğan ve çevresindekilerin gelişmeler karşısındaki sergilediği bakış, zihniyet ve gaflet getirmiştir'' dedi. Bahçeli, şunları kaydetti: ''AKP hükümetinin siyasi hesapları biten terörü yeniden hortlatmış ve bölücü hevesleri artırmıştır. Kimse hayal peşinde koşmasın, bunların yanlışlarından güç almasın, yanlış hesap yapmasın. Bu vatan sokakta bulunmadı, sahipsiz değildir. Dışarda düşman aramaya gerek yoktur. Çünkü AKP zihniyeti Türk Milleti ve devleti için başlı başına bir tehdittir.''

''PKK'NIN KÖKÜNÜN KAZINMASI...''

Partisinin ülkede yaşanan tüm olumsuzların karşısında tek başına duracağı görüşünü dile getiren Bahçeli, ''MHP 23 Temmuz'da sizlerin teveccühü ile mecliste olacaktır ve PKK'nın kökünün kazınması bizlere nasip olacak. Kameralar gelsinler, hepinizi tespit etsinler. Hiçbir siyasetçi, hiçbir parti genel başkanı, hiçbir başbakan milletin birliği, milletin dirliği bütünlüğü için şehit veren bir hareketi, 'şehitleri istismar eden terbiyesizler' olarak nitelendiremez'' dedi. Türk Milleti'nin son sözünü 29 Ekim 1923'te Atatürk ile dünyaya söylediğini anlatan Bahçeli, ''Kimler hangi oyunu tertip ederse etsin, hangi siyasetin içine girerse girsin bir kere daha ilan ediyorum ki, Türkiye Cumhuriyeti tektir ve üniter bir devlettir'' diye konuştu. Bahçeli, ne verilecek toprak ne verilecek il ne de yeniden çizilecek bir harita olmadığını ifade ederek, ''Ne de vazgeçilecek bir insanımız yoktur'' dedi. Hükümetin sosyo-ekonomik politikalarını eleştiren Bahçeli, ''AKP hükümeti ile geçen yıllarının Türk tarihine kaybolan yıllar olarak geçti'' görüşünü dile getirdi. Seçim yaklaştıkça AK Parti'yi ''korku dağlarının sardığını'' öne süren Bahçeli, ''Bu hesap verme korkusudur. Erdoğan'ın uykuları bunun için kaçıyor. Korkunun ecele faydası yok. Bu dönemde siyasi hesaplar milli menfaatlere tercih edilmiştir'' şeklinde konuştu.

''ORDU IRAK'A GİRECEK...''

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''davul zurna ile operasyon yapılmaz'' dediğini anlatan Bahçeli, ''Ancak sen operasyon yapılmayacağını davul zurna ve medya yandaşlarınla her gün söylüyorsun. Teröristin gönlüne su serptin. PKK, Barzani, Talabani, peşmerge herkes seni destekliyor ve sana duacı. Senin iktidarının devamını bekliyorlar'' iddiasında bulundu. ''Ordu Irak'a girecek artık hazırlıklar tamam olmalıdır'' diyen Bahçeli, ''Başbakan Erdoğan'ın bu mücadeleyi sahip olduğu zihniyetle zaten başından kaybettiğini'' öne sürdü. Bahçeli, ''Bunların tükenişinin ilanı, şehit cenazelerini takibe alma kararıyla başladı'' dedi. Bahçeli, Manisa halkının şehit Yarbay Melih Gülova'ya son görevini muhteşem bir şekilde yaptığını belirterek, şunları söyledi: ''Bunca şahadete göz yumduğunu göre Irak'a operasyon yamamaya söz mü verdin? Başbakana soruyorum: Irak'a müdahale etmeyeceğine dair söz mü verdin? Senin anlayışına göre şehide kelle, ailesine ve ona inananlara kelepçe, katile sayın askere mayın... Onun için 22 Temmuz AKP'den kurtuluş günü olmalıdır.''

MİTİNGDEN NOTLAR

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, miting alanına gelişinde kurban kesilerek karşılandı. Alandaki bir çok vatandaşın üzerinde üç hilal, bozkurt bulunan tişört giydikleri görüldü. Vatandaşlar mitingde, ''Sünnet parasıyla mı kazandın Panama gemisini'', ''Şehitler burada, çürük raporu alan nerede? ABD'de'', ''Terbiyesizler bu ülkeye sahip çıkmayanlardır'' yazılı dövizler taşıdılar. Mitingde sık sık ''Devlet geliyor'' şarkısı çalındı. Bahçeli, kürsüye mehteran takımı eşliğinde çıktı. Devlet Bahçeli'nin konuşması sık sık ''Kahrolsun PKK'', ''Şehitler ölmez vatan bölünmez'', ''60. Hükümet milliyetçi hareket sloganları'' ile kesildi.
(SABAH)

MHP'nin miting şarkıları belli oldu

      Milliyetçi Hareket Partisi’nin, 22 Temmuz seçimleri için kullanacağı miting şarkıları belli oldu.
      Edinilen bilgiye göre, partinin Adana mitingde kullandığı bazı parçaların da yer aldığı albüm tamamlandı.
      "Dünyaya Tek Bir Cevap Yeter: Tek Başına MHP" isimli albümde, Şemsimah, Zafer İşleyen, Mustafa Yıldızdoğan, Grup Gökçen ve Atilla Yılmaz gibi sanatçı ve grupların seslendirdiği 10 şarkı bulunuyor.
      Albümde yer alan parçalar ise şöyle: Devlet Geliyor, Partimiz MHP, Şimdi MHP Zamanı, Hazır mıyız, Bas Mührünü Sevgiye, Geliyor, Umut Onda, Harekete Geçmek Lazım, Kutlu Dilek ve Al Beyazım.
İşte MHP'nin seçim şarkısı
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) 22 Temmuz seçimlerinde kulanacağı seçim şarkılarını belirlemek içinde yoğun şekilde çalışıyor. Ülkücü camiaya yakın sanatçılar farklı alternatifler sunuyor. Bu şarkılardan biri ise Atilla Yılmaz'ın "Azat" adlı şarkısı. MHP'nin seçim kampanyalarında kullanacağı şarkılardan biri olması kuvvetle muhtemel olan şarkıda, "Devlet" kelimesine vurgu yapılıyor. Bu sayede hem MHP'nin devlet kavramına verdiği önemin altı çizilirken, hem de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye duyulan güven de vurgulanıyor.

İşte MHP'nin seçim şarkısının sözleri:
Azat
Ya ya heyya heyya heyya mola heyya mola
Devlet millet tek bir yürek
Bayrak millet kutlu dilek
Başak başak çiçek çiçek
Umudumuz yeşerecek
Kan ter ile çıktık yola
Diz kırıp vermeyiz mola
Azat azat bütün Türkler azat
Azap azap bu hal bize azap
Soruların cevabıyız
Tarihlerin mirasıyız
Mazlumların hasretiyiz
Gönüllerin vuslatıyız

MHP'nin listesi tamam

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yarın Yüksek Seçim Kurulu'na vereceği, milletvekili listesini tam olarak belirledi.

Bahçeli, yakın kurmayı Büyükelçi Deniz Bölükbaşı’yı yine Ankara İkinci Bölge’den aday gösterirken, "Başbuğ" Alparslan Türkeş’in oğlu Tuğrul Türkeş’i ise Kayseri’den aday gösterecek.

Devlet Bahçeli yine memleketi Osmaniye’den aday olacak. Genel Sekreteri Cihan Paçacı, Genel Başkan Yardımcıları Ali Işıklar, Murat Şefkatli, Sabahattin Çakmakoğlu ve Mehmet Ekici Ankara’dan aday gösteriliyor.

Genel Başkan Yardımcısı Atila Kaya, Genel Muhasip Ümit Şafak’ın İstanbul’dan Genel Başkan Yardımcısı Oktay Vural ise İzmir’de liste başı olacak. Genel Başkan Yardımcılarından Faruk Bal Konya’dan, Mehmet Şandır Mersin’den, Metin Çobanoğlu Kırşehir’den, Genel Sekreter Yardımcıları Mehmet Nacar Kilis’ten, Recai Yılıdırım da Adana’dan aday gösterilmesi bekleniyor.

İçişleri eski Bakanı Meral Akşener’in İstanbul’dan, Başbakanlık eski Müsteşarı Füsun Koroğlu’nun ise Ankara’dan aday gösterilmesine kesin gözüyle bakılıyor.

Sanatçılar Gökhan Güney, Serdar Gökhan ve Ferit Melen’in oğlu Mithat Melen, Naim Süleymanoğlu İstanbul’dan aday gösterilecek. Dünya ve olimpiyat şampiyonu güreşçi Muhmut Demir Amasya'dan aday gösterilecek.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !